Asya’da Enflasyon Freni Çekti, Peki Bize Ne Faydası Var?
Marketin kasasında gözünüz bozuk paraları sayarken Asya'dan gelen bu haber aslında cebinizle doğrudan konuşuyor. ABD enflasyonunun yavaşladığına dair sinyaller Asya borsalarını coşturdu; Tokyo'dan Seul'e, Şanghay'dan Sidney'e yeşil renk hâkim oldu. Çünkü küresel piyasalar tek bir soruya kilitlenmiş durumda: Fed faiz indirir mi, ne zaman indirir? Bu sorunun cevabı Türkiye'deki dolar kurundan BIST'e, mevduat faizinden altın fiyatına kadar her şeyi etkiliyor. Yani bu haber sadece Asya'nın değil, sizin hikâyeniz.
Küresel enflasyon hikâyesinin doruk noktası 2022 yazında yaşandı. Fed yüzde sıfırdan yüzde beş buçuğa koşar adım çıkarken tüm gelişmekte olan piyasalar yakıcı bir sermaye çıkışıyla yüzleşti. Türkiye o dönemde hem döviz krizinin hem de kendi özgün para politikasının faturasını ödedi. Şimdi tablo değişiyor: ABD'de manşet enflasyon yüzde dörtten aşağı sarkarken çekirdek enflasyon da yüzde üçlere geriledi. Piyasalar Fed'in bu yıl en az bir, belki iki faiz indirimi yapacağını fiyatlıyor.
Asya borsalarındaki yükseliş bu beklentinin doğal yansıması. Japonya'da Nikkei rekor seviyelere yaklaşırken Güney Kore'nin Kospi endeksi ve Çin'in CSI 300'ü de toparlandı. Gelişmekte olan piyasalara akan para yeniden hareketleniyor; yatırımcılar dolar faizinin tepe yaptığını düşündüklerinde riski seven varlıklara yöneliyorlar. Türkiye gibi yüksek faizli ama aynı zamanda yüksek getirili bir ekonomi bu ortamda dikkat çekici bir destinasyon hâline geliyor.
Türkiye cephesine bakınca tablo karmaşık ama umut verici ipuçları içeriyor. TCMB faizi yüzde kırk yedi buçukta tutarken enflasyonun yüzde altmışların altına inmesi reel faizi pozitife taşıdı; bu gelişme yabancı yatırımcının gözünde Türk lirasını taşıma işlemi için cazip kılıyor. Nitekim son haftalarda yabancı girişi hem BIST'te hem de DİBS piyasasında hissedilir biçimde arttı. Ancak bu girişin kalıcı olup olmayacağı Türkiye'nin kendi enflasyon patikasına bağlı.
Esnaf için tablo şöyle özetlenebilir: Global enflasyonun gerilemesi emtia fiyatlarını baskılıyor, bu da Türkiye'nin ithal ettiği enflasyonun bir bölümünü törpülüyor. Enerji maliyetlerindeki görece istikrar, sanayi üreticisinden köfteciye kadar herkesin maliyet hesabını biraz nefes alır hâle getiriyor. Ama bu dolar kuru düşer, market fiyatları hemen iner anlamına gelmiyor; gecikmeli etkiler en az altı ile dokuz ay sürer.
Türkiye Perspektifi
BIST 100 yatırımcısı için en somut çıkar şu: Fed'in faiz indirimi döngüsüne girdiği ortamlarda gelişmekte olan piyasa borsaları tarihsel olarak güçlü performans gösterir. Türkiye bu tabloda hem yüksek nominal getiri hem de görece ucuz değerleme avantajıyla öne çıkıyor. Bankacılık hisselerinin faiz marjı tartışması, enerji şirketlerinin emtia hassasiyeti ve ihracatçıların kur avantajı — üç farklı sektörde de fırsat kapısı aralanıyor. TL mevduat yatırımcısı içinse mesaj şu: Reel faiz pozitif olduğu sürece TL'de durmak mantıklı, ama Fed'in ilk indirimi geldiğinde dövize geçiş fırsatını kaçırmamak için takvimi yakın tutun.
Kısa Vadeli Beklentiler
Takip edilecek göstergeler şunlar: Birincisi, ABD'nin aylık açıklanan TÜFE ve PCE verileri — Fed'in faiz kararını şekillendirecek ana tetikleyici bunlar. İkincisi, TCMB'nin Mayıs ve Haziran PPK toplantıları — yurt içi enflasyon patikasına göre faiz indirim takvimi netleşecek. Üçüncüsü, dolar endeksi DXY — Fed gevşemesi dolar değerini eritirse TL üzerindeki baskı azalır ve BIST yabancı ilgisini korur. Dördüncüsü ise ham petrol fiyatları — jeopolitik riskin törpülediği her dolar düşüşü Türkiye'nin cari açık baskısını hafifletir ve enflasyona olumlu yansır.
Bu içerik yatırım tavsiyesi niteliği taşımamaktadır.
💬 Levent KAYIRA Yorumu
Yirmi yıllık bankacılık kariyerimde enflasyonun dönüm noktalarını birkaç kez yaşadım. Her defasında gördüm ki piyasalar gerçekten dönmeden önce döneceğe inanır ve bu inancın kendisi döndürücü güç olur. Asya’daki yükseliş tam da bu psikolojinin ürünü; somut bir Fed kararı değil, Fed’in kararı vereceğine duyulan güvenin fiyatlanması söz konusu. Türkiye bu rüzgârdan yararlanmak istiyorsa elindeki en kıymetli kozu — yüzde kırk yedi faiz ile sağlanan güven ortamını — çarçur etmemeli.
Bankalarda kredi komitelerinde otururken şunu öğrendim: En tehlikeli an, iyimserliğin risk algısını körelttiği andır. Şu an küresel piyasalar iyimser. BIST yükselirken, yabancı girerken, kur sakinken sıradan vatandaş haklı olarak soruyor: Bu bana ne zaman yansıyacak? Cevabım şu: Enflasyon bir yıl daha düşerse, kur bu seviyelerde kalırsa, 2025 sonu itibarıyla market raflarında reel bir fiyat istikrarı hissedebilirsiniz. Ama sabır şart, sabır.
Bir eski banka müdürünün size söyleyebileceği en dürüst şey şudur: Asya borsaları coşarken siz coşmayın, hesap yapın. Küresel dalga her tekneyi kaldırır ama hangi teknenin sağlam olduğunu anlayan kazanır.
Kaynak: Google News Ekonomi