BIST 100 Rekorda: ABD-İran Yakınlaşması Borsamıza Nasıl Yansıdı?
Küresel piyasalarda risk iştahını canlandıran gelişme bu kez Ortadoğu'dan geldi. ABD ile İran arasındaki nükleer müzakerelerde nihai anlaşmaya yaklaşıldığına dair sinyaller, başta enerji fiyatları olmak üzere tüm varlık sınıflarını etkiledi. Borsa İstanbul bu olumlu havanın dışında kalmadı; BIST 100 endeksi güne yüzde 1,25 yükselişle 14.677,26 puandan başlayarak tarihi rekorunu tazeledi. Eski bir bankacı gözüyle şunu söyleyeyim: Bu tablo yalnızca bir rakam değil, hem yerli hem yabancı yatırımcı güveninin somut yansımasıdır.
ABD-İran anlaşmasının piyasalar açısından en kritik boyutu petrol arzı üzerindeki potansiyel etkidir. İran'ın uluslararası piyasalara tam kapasiteyle dönmesi halinde günlük 1,5-2 milyon varillik ek arz gündeme gelebilir; bu durum Brent ham petrol fiyatlarında aşağı yönlü baskı yaratır. Türkiye için bu senaryo son derece olumludur: Enerji ithalatçısı bir ekonomi olarak cari açığımızın yaklaşık yüzde 60-70'i enerji kaynaklıdır ve petrol fiyatlarındaki her 10 dolarlık düşüş cari açığı yıllık bazda yaklaşık 5-6 milyar dolar iyileştirebilir. Enflasyon ve TL üzerindeki dışsal baskının hafiflemesi açısından bu gelişme küçümsenmemeli.
BIST 100'ün 14.677 puanla rekor kırdığı bu ortamda endeksin bileşimine bakmak gerekiyor. Bankacılık sektörü, enerji şirketleri ve ihracata dayalı sanayi grupları bu rallide öne çıkan başlıklar. Özellikle BIST Bankacılık Endeksi, faiz indirim beklentilerinin güçlendiği ve kredi büyümesinin yeniden ivme kazandığı bir dönemde güçlü bir momentum taşıyor. Buna ek olarak, yabancı yatırımcıların Türk hisse senetlerine ilgisinin Mart ayından bu yana kademeli biçimde arttığı Merkez Bankası haftalık portföy verilerinden de izlenebilmektedir.
Esnaflık perspektifinden baktığımızda tablonun farklı bir boyutu var. Petrol fiyatlarının gerilemesi, nakliye ve üretim maliyetlerini aşağı çekebilir; bu da özellikle lojistik, tekstil ve gıda sektörlerinde faaliyet gösteren KOBİ'ler için nefes alma alanı anlamına gelir. Ancak dikkatli olmak gerekiyor: Petrol ucuzlarken TL'nin değer kazanmaması halinde ithal girdi maliyetleri aynı yerinde kalabilir. Esnafın asıl izlemesi gereken gösterge dolar/TL paritesinin bu süreçteki seyridir.
Fon yöneticileri açısından değerlendirildiğinde, jeopolitik riskin azalmasına bağlı olarak gelişmekte olan piyasalara (EM) yönelik global fon akışlarının ivmelenmesi beklenebilir. Türkiye bu evrende yüksek reel faiz sunan, nispeten ucuz değerleme çarpanlarına sahip ve son dönemde ortodoks para politikasına geri dönen bir piyasa olarak öne çıkmaktadır. MSCI Türkiye endeksinin global EM içindeki ağırlığı hâlâ tarihsel ortalamaların altında; dolayısıyla pozisyonlama açısından yukarı yönlü potansiyel mevcut. Yine de jeopolitik normalleşme sürecinin kalıcılığı test edilmeden agresif pozisyon almak, risk yönetimi ilkeleriyle çelişir.
Türkiye Perspektifi
BIST'in rekor kırdığı bu ortamda TL yatırımcısı için en somut çıkar şudur: Enflasyonun yüzde 60'lardan yüzde 35-38 bandına gerilediği, Merkez Bankası'nın faiz indirim döngüsüne girdiği ve petrol kaynaklı maliyet baskısının azaldığı bir konjonktürde hisse senedi, reel getiri arayan bireysel yatırımcı için mevduat alternatifine karşı cazibesini artırmaktadır. Özellikle kâr payı verimi yüksek, döviz geliri olan ve ihracata yönelik faaliyet gösteren şirket hisseleri bu ortamda portföyde ağırlık kazanmayı hak ediyor. Fon bazında ise BIST ağırlıklı hisse senedi fonları, son üç ayda enflasyona karşı TL mevduatın çok üzerinde getiri sağlamış durumda.
Kısa Vadeli Beklentiler
1) Brent ham petrol fiyatı: ABD-İran müzakerelerindeki her gelişmede anlık tepki verecek; 75 dolar altına inip inmeyeceği Türkiye'nin cari denge projeksiyonlarını doğrudan etkiler. 2) TCMB faiz kararı ve Para Politikası Kurulu açıklamaları: Küresel risk iştahının artması, TCMB'ye daha hızlı faiz indirimi için alan açabilir; bu durum hem tahvil hem hisse piyasasını şekillendirecek. 3) BIST yabancı yatırımcı işlem payı: Haftalık Merkez Bankası portföy verilerinde yabancı girişinin sürdürülebilirliği endeksin kalıcı mı yoksa teknik mi yükseldiğini gösterecek. 4) Dolar/TL paritesi: Jeopolitik normalleşme TL'yi desteklese de Fed'in faiz beklentileri ve iç siyasi gelişmeler dengeleyici unsur olmayı sürdürecek; 32-33 bandında kalınması durumu olumlu, yukarı kırılma ise tüm senaryoları yeniden fiyatlatır.
Bu içerik yatırım tavsiyesi niteliği taşımamaktadır.
Kaynak: Haberturk Ekonomi