Ekonomik Gündem – 16 Mayıs 2025
[vc_row][vc_column][vc_column_text]
ABD-Çin Ticaret Ateşkesi: Geçici Anlaşma, Kalıcı Etki mi?
Dünyanın en büyük iki ekonomisi ABD ve Çin arasında uzun süredir süregelen gümrük tarifeleri krizine yönelik yapılan geçici uzlaşma, piyasalarda risk iştahını yeniden canlandırmıştır. Özellikle Nisan ayının başında etkili olan dalgalı seyir, olumlu haber akışıyla birlikte yerini belirgin bir toparlanmaya bırakmıştır. Ancak bu gelişmenin, tarife savaşlarının tamamen sona erdiği anlamına gelmediği de vurgulanmalıdır. Yatırımcılar, bu kısa vadeli iyimserliğin kalıcı hale gelip gelmeyeceğini, makro verilerin seyriyle takip edeceklerdir.
Powell’dan Temkinli Mesaj: Arz Şokları Devam Edebilir
FED Başkanı Jerome Powell, dün gerçekleştirdiği konuşmasında önemli uyarılarda bulunmuştur. Powell, “Daha sık ve potansiyel olarak daha kalıcı arz şoklarının yaşanacağı bir döneme giriyor olabiliriz” ifadesiyle, enflasyonist risklerin hala canlı olduğunu ve FED’in faiz indiriminde aceleci davranmayacağını açıkça belirtmiştir. Bu açıklama, özellikle faiz indirim beklentisi içerisinde olan piyasalarda temkinli bir duruşa işaret etmiştir.
ABD Makro Verileri: ÜFE ve Perakende Verilerinde Sürpriz
Dün açıklanan ABD Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), piyasa beklentilerinin tersine, %0,5 oranında gerilemiş ve negatif sürpriz yaratmıştır. Gıda ve enerji hariç çekirdek ÜFE’de de benzer şekilde %0,4’lük bir düşüş görülmüştür. Bu durum, üretici tarafında fiyat baskısının zayıfladığını gösterse de, tüketici fiyatları üzerindeki etkisi yakından izlenecektir. Öte yandan, ABD perakende satışları %0,0 olan beklentiyi aşarak %0,1 oranında artış kaydetmiş, ancak bu artış oldukça sınırlı kalmıştır.
Trump: Faiz İnsin, Enflasyon Artmaz
ABD Başkanı Donald Trump, FED’in aksine, faiz indirimlerinin enflasyonu körüklemeyeceği görüşünü savunmaya devam etmektedir. Trump’a göre, yüksek faiz oranları, tüketici harcamaları ve yatırımları baskılamaktadır. Bu görüş, seçim sürecine girilirken Trump’ın ekonomik büyümeyi destekleyici söylemleri açısından önemlidir.
Euro Bölgesi: Büyüme Zayıf Ama Umut Var
Dün açıklanan verilere göre, Euro Bölgesi’nin ilk çeyrek büyümesi beklentilerin hafif altında gerçekleşmiştir. Ancak özellikle Almanya’dan gelen sanayi üretimindeki %2,6’lık artış, bölge için iyimserliği artırmıştır. Bu iyileşmenin, Trump’ın tarifeleri öncesinde yapılan stoklamalardan kaynaklandığı düşünülmektedir. Bununla birlikte, savunma harcamalarındaki artış, büyümeye katkı sağlasa da enflasyonist baskı oluşturabileceği değerlendirilmektedir.
Türkiye Ekonomisi: Bütçe Açığı ve Rezervlerde Artış
Nisan ayında Türkiye’nin bütçe açığı 174,7 milyar TL olarak açıklanmıştır. Bütçe gelirleri 957,4 milyar TL’ye ulaşırken, giderler 1,13 trilyon TL olarak gerçekleşmiştir. Aynı dönemde TCMB brüt rezervleri 144,3 milyar dolara, net rezervler ise 37,6 milyar dolara yükselmiştir. Swap hariç net rezervlerdeki iyileşme, ekonomi yönetiminin rezerv birikiminde başarılı olduğunu ortaya koymaktadır.
Dolar/TL: Teknik Direnç 39,00
ABD’de açıklanan zayıf ÜFE ve perakende verileri sonrası FED’in faiz indirimi olasılığı bir miktar artmış olsa da, Powell’ın açıklamaları doları desteklemiştir. Dolar/TL kuru 38,70-39,00 bandında hareket etmekte; yukarıda 39,00, aşağıda ise 38,70 önemli seviyeler olarak izlenmektedir. İçeride ise TCMB’nin sıkı duruşunun devamı ve artan rezervler, kurda dengeleyici etki yaratmaktadır.
TL Tahvil ve Bono Piyasası: Yabancı Girişi Güçleniyor
9 Mayıs haftasında yabancı yatırımcılar, tahvillere 933,7 milyon dolarlık giriş gerçekleştirmiştir. Gösterge tahvil faizi %46,29, 10 yıllık tahvil faizi ise %34,30 seviyesine kadar gerilemiştir. Bu hareket, tahvil faizlerinde bir düşüş döngüsünün başladığına işaret edebilir. 22 Mayıs’ta açıklanacak olan TCMB Enflasyon Raporu, beklenti yönetimi açısından kritik olacaktır.
BIST-100 Endeksi: 9570 Kritik Seviye
BIST-100 endeksi, geçtiğimiz gün 9.771 puana kadar yükselmiş, ancak 9.600 altında kapanış yaparak teknik açıdan önemli bir kırılma sinyali vermiştir. Endekste 9570 seviyesinin altına sarkılması, kısa vadeli düzeltme sürecinin derinleşebileceğini işaret etmektedir. Bu seviyenin altında 9500 ve 9420 destek seviyeleri olarak öne çıkarken, yeniden yukarı yönlü eğilim için 9650 üzeri kapanışlar gereklidir.
Altın: 3200 Dolar Seviyesinde Tutunma Çabası
Altın, ABD-Çin gümrük tarifeleri gelişmeleri ve jeopolitik risklerin etkisiyle dalgalı bir seyir izlemektedir. Altın ons fiyatı, 3120 dolar seviyesinden gelen tepki alımlarıyla 3200 doların üzerine yükselmiştir. Teknik olarak, 3260 ve 3300 dolar direnç, 3150 ve 3120 dolar ise destek seviyeleri olarak izlenmektedir.
Euro/Dolar: 1,12 Üzerinde Kalıcılık Sağlanmalı
Parite 1,12 seviyesinin üzerine yükselme denemeleri gerçekleştirse de kalıcı olamamaktadır. 1,1240 ve 1,13 direnç, 1,11 ve 1,1070 destek seviyeleri olarak izlenmektedir. ABD’den gelen zayıf verilerle birlikte dolar talebinde azalma, EUR/USD paritesinde toparlanma çabalarını desteklemektedir.
Eurobond: CDS Geriliyor, Faizler Sınırlı Negatif
Türkiye’nin 5 yıllık CDS primi 299 seviyesine gerilerken, Eurobond faizleri yatay-sınırlı negatif seyretmektedir. İçeride rezervlerin artması ve dış politikada normalleşme sinyalleri, Eurobond piyasasında toparlanmayı destekleyebilir.
Genel Değerlendirme
16 Mayıs 2025 itibarıyla ekonomik gündem oldukça yoğun bir veri akışına sahne olmuştur. ABD-Çin arasındaki geçici uzlaşma, piyasalarda olumlu bir hava yaratmış olsa da, bu gelişmenin etkilerinin kalıcı olup olmayacağı, önümüzdeki dönemde açıklanacak makro veriler tarafından şekillenecektir. FED’in temkinli duruşunu koruması, Powell’ın açıklamalarıyla netleşirken, Trump’ın iç politikaya ve faiz indirimi çağrılarına odaklanması, politik belirsizlikleri artırmaktadır.
Türkiye özelinde ise rezerv artışı, yabancı yatırımcının tahvillere geri dönüşü, ve CDS primindeki gerileme olumlu gelişmelerdir. Ancak, BIST-100’de yaşanan teknik kırılmalar, yatırımcıların dikkatli olmasını gerektirmektedir. Kurda ve altın tarafında ise jeopolitik ve dış politika gelişmeleri belirleyici olmaya devam edecektir.
👉 Piyasa yönünü belirlemek adına FED’in faiz patikası, Trump’ın politikaları, TCMB’nin sıkı duruşu ve Avrupa’daki büyüme görünümü önümüzdeki günlerde ana belirleyiciler olacaktır.
[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]