Ekonomik Gündem – 18 Temmuz 2025
[vc_row][vc_column][vc_column_text]
Tarife Anlaşmalarında Son Viraj: Jeopolitik ve Makroekonomik Belirsizlikler Eşliğinde Yeni Dengeler
ABD: Tarife Krizi ‘Çözüm’ Aşamasına Yaklaşıyor
ABD Başkanı Donald Trump’ın ticaret savaşlarını “müzakere stratejisi” olarak kullandığı süreçte 9 Temmuz’dan 1 Ağustos’a ötelenen yeni tarife uygulamaları, nihai tarih yaklaştıkça piyasalarda daha net fiyatlanmaya başlandı. Başkan Trump, Hindistan ile anlaşmaya çok yaklaşıldığını duyururken, Avrupa Birliği ile de müzakerelerin olumlu ilerlediğini belirtti. Ancak Japonya ve Kanada ile yapılan görüşmeler halen sonuçsuz durumda.
Özellikle Japonya cephesi dikkat çekiyor. Anlaşma sağlanamaması halinde 1 Ağustos itibarıyla %25 gümrük tarifesi uygulanacak olması, Japon ekonomisi üzerinde doğrudan bir baskı oluşturuyor. Haziran ayında Japonya’nın ihracatı %0,5 daralırken, Çin’e ihracat %4,7, ABD’ye ise %11,4 düşüş gösterdi. Otomotiv sektörünün bu sürece karşı en kırılgan alanlardan biri olması bekleniyor.
Tarife riskleri Japon Yeni’nin zayıflamasına, Japonya 30 yıllık tahvil faizlerinin ise rekor seviyelere yakınlaşmasına yol açıyor. Bu durum, 20 Temmuz’daki Danışmanlar Meclisi seçimleri öncesinde piyasaları daha da tedirgin hale getirmiş durumda. Popülist vaatler eşliğinde kamu mali disiplinine dair endişeler artarken, tahvil yatırımcıları daha yüksek risk primi talep ediyor.
ABD Ekonomik Verileri: Güçlü Tüketici Talebi ve Geciken FED İndirimi
Haziran ayında TÜFE aylık bazda %0,3 artışla son 5 ayın zirvesine ulaştı. Aynı dönemde perakende satışlar %0,6 ile beklentilerin çok üzerinde artış gösterdi. Bu gelişmeler, tüketici talebinin yeniden güç kazandığını ve resesyon riskinin azaldığını ortaya koydu. Enflasyonun yüksek kalması, FED’in faiz indirimi kararlarını ötelemesine yol açtı.
Öte yandan FED Başkanı Jerome Powell, Fed binası renovasyonu için yaptığı harcamalar nedeniyle eleştiri altında. FED’in bağımsızlığı tartışılırken, farklı guvernörlerden gelen açıklamalar da dikkat çekiyor. Waller faiz indiriminin bu ay gerçekleşmesi gerektiğini savunurken, Kugler ve Daly daha temkinli bir yaklaşımı destekliyor.
Avrupa: Bütçe Anlaşmazlığı ve Yatay Seyirli Veriler
Almanya, AB Komisyonu’nun 2 trilyon euroluk 2028–2034 bütçe önerisine sıcak bakmadığını açıkladı. Bu, Avrupa siyasetinde mali birlik konusundaki derin ayrışmayı yansıtıyor. Euro Bölgesi Haziran TÜFE verisi %2 ile hedef seviyeye ulaşsa da, etkisi sınırlı kaldı. Parite üzerindeki etkiler nötr düzeyde kalmaya devam ediyor.
İngiltere’de işsizlik oranı %4,7’ye yükselerek son 4 yılın zirvesine çıktı. Bu durum, Sterlin üzerinde baskı oluştururken, BoE ve ECB tarafında daha erken faiz indirim beklentilerini beraberinde getiriyor.
Türkiye: TCMB Rezervleri ve İhtiyatlı İndirim Beklentisi
TCMB rezervleri geçen hafta 59,79 milyar dolara yükseldi, swap hariç net rezervlerdeki 5,5 milyar dolarlık artış, TCMB’nin temmuz toplantısında ihtiyatlı faiz indirimlerine başlama beklentisini güçlendirdi. 24 Temmuz‘da gerçekleşecek PPK toplantısı, para politikası patikasının geleceği açısından kritik olacak.
Piyasa genelinde 200–350 baz puanlık bir faiz indirimi beklentisi hâkim. Enflasyonun yıl sonunda %30’un biraz altında gerçekleşeceği beklentisi, bu sürecin kademeli ilerlemesini destekliyor.
USD/TRY: Yükseliş Sürerken Kritik Seviyeler Testte
ABD’den gelen güçlü veriler ve yüksek enflasyon ile birlikte FED’in gevşeme beklentileri zayıflarken, dolar talebi küresel ölçekte artıyor. Bu gelişmeler, USD/TRY paritesinde yukarı yönlü baskıyı artırıyor. Bu sabah 40,33 seviyesinde işlem gören kurda, yukarıda 40,40 ve 41,00, aşağıda ise 40,00 ve 39,50 seviyeleri önemli teknik noktalar olarak öne çıkıyor.
EUR/USD: Trump ve Tarife Efekti
Dolar Endeksi 97 seviyesinden destek alarak 98,5 seviyelerine yükseldi. Bu yükselişte ABD verilerinin gücü kadar Trump’ın tarife politikalarının enflasyonist etkisi de önemli rol oynuyor. 1,162 seviyesindeki parite için 1,157–1,161 destek; 1,17–1,175 direnç seviyeleri olarak öne çıkıyor.
Altın: Bekle-Gör Modunda Yatay Sıkışma
Altın fiyatları, 3.280–3.420 dolar bandında sıkışık seyrini sürdürüyor. Dolar talebinin güçlenmesiyle birlikte altına olan ilginin azalması, bu yatay hareketin ana nedeni olarak öne çıkıyor. Bu sabah 3.336 dolar seviyesinde olan ons altında, 3.370 ve 3.420 direnç, 3.320 ve 3.280 destek seviyeleri olarak izleniyor.
Tahvil-Bono ve Eurobond: Temkinli Patika
TL tahvil piyasası, faiz indirimi beklentileriyle yön buluyor. Dün, 2 yıllık gösterge tahvil faizi %41,37, 10 yıllık %32,12 seviyesinde günü tamamladı. Eurobond cephesinde ise, CDS’in 290 seviyesinde dengede kalması, yatırımcı iştahını sınırlı da olsa destekliyor. ABD tarafında tahvil faizleri yukarı yönlü hareketini sürdürüyor ancak tarifelerin netleşmemesi belirsizlik yaratıyor.
Borsa İstanbul: Yükseliş Trendi Korunuyor
BIST-100 endeksi, 10.000 seviyesinden aldığı destekle yükseliş trendini koruyor. Dün endeks günü %2,46 artışla 10.370 puandan kapattı. Yukarı yönlü hareketin 10.440 – 10.750 bandına doğru devam etmesi bekleniyor. Aşağıda ise 10.250 – 10.000 destek seviyeleri stratejik önemde.
Küresel piyasalarda risk iştahı sınırlı pozitif görünümde. Bu sabah itibariyle:
-
ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,43
-
Dolar Endeksi 98,5
-
Ons altın 3.336 USD
-
Asya borsaları geneli artıda
Genel Değerlendirme
ABD ile ticaret ortakları arasındaki tarife müzakereleri son aşamaya yaklaşırken, yatırımcılar tarafında fiyatlamalar daha netleşiyor. Japonya, Kanada ve Çin gibi partnerlerle görüşmeler tamamlanmadı. Trump’ın seçim öncesi ekonomik baskı kurma stratejisi, enflasyonist dalgalanmalara ve FED’in faiz patikası kararlarında gecikmelere neden oluyor.
ABD’de açıklanan güçlü perakende satış ve enflasyon verileri, resesyon risklerini azaltıyor; ancak bu durum aynı zamanda faiz indirimi sürecini geciktiriyor. Euro Bölgesi’nde enflasyon hedefe ulaşsa da Almanya’nın bütçe konusundaki sert duruşu, politik risklerin fiyatlamalara yansımasını sınırlı kılıyor.
Türkiye cephesinde, TCMB rezervlerindeki artış pozitif karşılanırken, 24 Temmuz’daki faiz indirimi için alan oluşturuluyor. BIST-100 endeksindeki teknik görünüm, ikinci çeyrek bilançolarla desteklenirse yukarı yönlü eğilimin devam etmesi muhtemel.
Önümüzdeki günlerde gözler, Trump’ın tarifeler konusundaki kararlılığı, FED’in faiz indirimi sinyalleri ve Türkiye’deki PPK kararında olacak. Tüm bu gelişmelerin döviz kurları, tahvil faizleri ve altın fiyatları üzerindeki etkisi, yatırım stratejilerini şekillendirecektir.
Yasal Uyarı
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]