Ekonomik Gündem

Ekonomik Gündem – 22 Temmuz 2025

22 Tem 2025 · 08:45 · Levent Kayıra · 6 dk okuma

Küresel Piyasalarda Ticaret Anlaşmaları ve 1 Ağustos Baskısı

ABD’nin ticaret ortaklarıyla yürüttüğü müzakerelerde belirlediği 1 Ağustos son tarihi, küresel piyasalar üzerinde belirleyici bir etki oluşturmaya devam etmektedir. Avrupa Birliği, Japonya ve Güney Kore ile devam eden görüşmelerin uzlaşma ile sonuçlanacağı beklentisi, küresel risk iştahını desteklemektedir. Ancak Trump yönetiminin ‘Önce Amerika’ yaklaşımı doğrultusunda yürütülen müzakereler, nihai bir anlaşma sağlansa dahi, kırılgan bir zeminde ilerlemektedir.

ABD’nin yeni ticaret stratejisi, üretimin ülkeye dönmesini sağlamak, ticaret açığını azaltmak ve haksız uygulamaları engellemek hedefiyle oluşturulmuştur. Ancak bu yaklaşımın, artan tarife oranları nedeniyle küresel büyüme, yatırım ve ticaret akışları üzerinde baskı yaratabileceği değerlendirilmektedir.

Trump–FED Gerilimi ve Powell Üzerindeki Baskı

Piyasalar bu hafta, FED Başkanı Jerome Powell’ın bugün yapacağı açıklamalara kilitlenmiş durumda. Temsilciler Meclisi Üyesi Anna Paulina Luna’nın Powell hakkında Adalet Bakanlığı’na yaptığı suç duyurusu, FED’in bağımsızlığına yönelik siyasi baskıların şiddetlendiğini göstermektedir. Trump yönetimi doğrudan görevden alma niyeti taşımadığını belirtmiş olsa da, alternatif yollarla baskının artırıldığı gözlenmektedir.

Powell’ın bugünkü konuşmasında, bu iddialara karşı vereceği olası yanıtlar, piyasaların yönü üzerinde belirleyici olabilir. FED’in temmuz toplantısına ilişkin faiz indirimi beklentisi bu sürecin gidişatına bağlı olarak şekillenecektir.

Enflasyon, Ticaret ve Emtia Fiyatlarına Etkiler

Artan tarife oranlarının etkisinin önümüzdeki dönemde fiyatlara daha net yansıyacağı öngörülmektedir. Özellikle anlaşmaların tamamlanma sürecine girmesiyle beklemede olan tüketici ve yatırım talebinin hareketlenmesi, enflasyonist baskıları artırabilir. Bu bağlamda, FED’in izle-gör politikasını sürdürmesi muhtemeldir. Ancak sürecin uzaması, faiz indirim adımlarının ötelenmesine neden olabilir.

Emtia piyasalarında ise arz-talep dengesizliklerine ve jeopolitik belirsizliklere bağlı olarak yukarı yönlü eğilim devam etmektedir. Özellikle altın fiyatlarında güvenli liman talebi öne çıkarken, petrol fiyatları Hürmüz Boğazı’ndaki tansiyona paralel oynak bir seyir izlemektedir.

ECB Kararı ve Euro Bölgesi Beklentileri

Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) bu hafta gerçekleştireceği toplantıda politika faizini değiştirmesi beklenmemektedir. Ancak Trump’ın Avrupa Birliği’ne uygulayacağı tarifelerin kapsamı, ECB’nin Eylül ayındaki olası faiz indirimine zemin hazırlayabilir. Sert tarifelerin Avrupa büyümesi üzerinde baskı yaratması halinde, genişlemeci para politikası adımı kaçınılmaz hale gelebilir.

Japonya’da Siyasi Risk Artıyor

Japonya’da Başbakan Shigeru Ishiba’nın liderliğindeki koalisyonun üst mecliste çoğunluğu kaybetmesi, gümrük müzakerelerinde politik istikrarsızlık riskini gündeme taşımıştır. Bu durum, yen üzerinde oynaklık yaratabilir ve tahvil piyasası kanalından küresel risk iştahını etkileyebilir.

Jeopolitik Gelişmeler ve Türkiye’nin Rolü

Ukrayna-Rusya arasındaki 3. tur barış görüşmelerinin Çarşamba günü Türkiye’de yapılacak olması, bölgesel jeopolitik riskin azaltılmasına katkı sunabilir. Görüşmelerin ilerlemesi, enerji ve emtia fiyatları üzerinde dengeleyici etki oluşturabilir.


Dolar/TL ve TCMB Politika Beklentileri

İç piyasada TCMB Temmuz PPK toplantısında 250 baz puanlık faiz indirimi beklentisi, Temmuz ayı anket sonuçlarıyla teyit edilmiştir. Yıl sonu enflasyon beklentisinin %29,66 seviyesine gerilemesi, TCMB’nin faiz indirimine zemin hazırladığına işaret etmektedir.

Dolar/TL kuru, bu sabah 40,40 seviyelerinde yatay bir seyir izlemektedir. Teknik olarak aşağıda 40,00 ve 39,50, yukarıda ise 40,50 ve 41,00 seviyeleri takip edilmektedir.


Tahvil/Bono Piyasası ve Not Gözden Geçirmeleri

TCMB’nin faiz indirim döngüsüne başlayacağı beklentisi, tahvil faizlerinde aşağı yönlü hareket potansiyeli oluşturmuştur. Dün 2 yıllık ve 10 yıllık gösterge tahviller sırasıyla %40,79 ve %31,54 seviyelerinde kapanmıştır.

Cuma günü Moody’s ve Fitch tarafından açıklanacak kredi notu ve görünüm değerlendirmeleri, iç piyasa algısını şekillendirecek en önemli gelişmeler arasında yer almaktadır.


BIST-100 Endeksinde Teknik Görünüm

BIST-100 endeksi geçtiğimiz haftaki düzeltmenin ardından 10.000 seviyesi üzerinde tutunmayı başarmış ve yükselişini sürdürmüştür. Dün %2,41 yükselişle 10.616 seviyesinde kapanan endeksin, 10.750 direncine yönelmesi beklenmektedir. Bu seviye aşıldığında ilk etapta 11.000 ve ardından 11.252 zirve bölgesi hedeflenebilir.

Aşağı yönde ise 10.450, 10.250 ve 10.000 seviyeleri önemli destek noktaları olarak izlenmektedir.


EUR/USD ve Dolar Endeksi

Trump’ın ticaret tarifeleri ve FED’e yönelik baskıları, doların küresel değerleme sürecini karmaşıklaştırmıştır. Dolar Endeksi (DXY) 97 seviyesinden toparlanarak 98 seviyesi civarında işlem görmektedir.

Parite bu sabah 1,168 seviyesinde işlem görmektedir. Gün içi dirençler 1,170 ve 1,175, destekler ise 1,161 ve 1,157 olarak izlenmektedir.


Altın Teknik Analizi

FED üzerindeki siyasi baskılar, altına olan talebi desteklemeye devam etmektedir. Bu sabah 3.390 USD seviyesinden işlem gören ons altın için 3.420 ve 3.450 USD direnç, 3.375 ve 3.360 USD destek seviyeleri olarak öne çıkmaktadır.

Sisteme duyulan güvenin azalması ve FED’e yönelik eleştirilerin şiddetlenmesi, altını güvenli liman olarak öne çıkarmaktadır.


Eurobond Piyasasında Görünüm

ABD TÜFE verisinde mal enflasyonundaki artış, tarifelerin etkisinin başlamış olabileceğine işaret etmektedir. Bu durum, tahvil talebini sınırlayabilecek potansiyel bir baskıdır.

Türkiye’nin 5 yıllık CDS risk primi 286 seviyesinde kalmaya devam ederken, Eurobond birim fiyatlarında sınırlı pozitif seyir gözlenmiştir. Kısa vadelilerde +19 cent, orta ve uzun vadede +2 ila +5 cent arası değer artışı izlenmiştir.


Genel Değerlendirme

1 Ağustos tarihi yaklaşırken, ABD’nin ticaret politikaları küresel piyasalar üzerinde belirleyici rol oynamaktadır. Trump’ın Avrupa ve Asya ülkelerine yönelik tarife adımları, hem ekonomik büyüme hem de merkez bankalarının para politikası rotaları üzerinde etkili olacaktır.

FED üzerinde artan siyasi baskılar, para politikasında öngörülebilirliği zayıflatmakta ve piyasa yönlendirmesini zorlaştırmaktadır. Powell’ın yapacağı açıklamalar, sadece ABD için değil, küresel finansal sistem açısından da önemli sonuçlar doğuracaktır.

Türkiye açısından bakıldığında, TCMB’nin faiz indirimi döngüsüne girmesiyle birlikte, TL varlıklarda destekleyici algı oluşturabilecek bir pencere açılmaktadır. Moody’s ve Fitch’in not artışı yönünde atacağı adımlar, bu algıyı daha da güçlendirebilir.

Yatırımcılar açısından, tarife müzakerelerinin seyri, merkez bankalarının adımları ve büyük teknoloji şirketlerinin bilançoları önümüzdeki hafta boyunca piyasaların yönünü tayin edecek başlıca gelişmeler olacaktır.

Yasal Uyarı

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

#BIST-100 teknik seviye #dolar endeksi #Eurobond piyasası #faiz indirimi beklentisi #FED Powell soruşturması #Moody’s Fitch notu #ons altın teknik analiz #TCMB Temmuz PPK #Ticaret anlaşmaları #Trump tarifeleri
PAYLAŞ: 𝕏 Twitter LinkedIn WhatsApp
İlgili Yazılar