Ekonomik Gündem 23 Haziran 2025
[vc_row][vc_column][vc_column_text]ABD-İran Gerilimi: Savaşın Yeni Evresi
ABD’nin doğrudan İran topraklarını hedef alarak gerçekleştirdiği saldırılar, mevcut çatışma dinamiklerini kökten değiştirmiştir. Bu gelişme, jeopolitik risk algısını keskin bir şekilde artırmış ve piyasalarda risk iştahını baskılamıştır. İran’ın bu saldırılara nasıl karşılık vereceği, yalnızca bölgesel değil küresel ölçekte ekonomik dengeleri de etkileyebilecek potansiyele sahiptir.
İran’ın elinde iki stratejik koz olduğu görülmektedir: füze kapasitesi ve Hürmüz Boğazı kartı. Füze saldırıları zaten başlamış durumda; daha yüksek dozajlı yanıtlar, bölgedeki Amerikan üslerini hedef alarak askeri çatışmayı yaygınlaştırabilir. Öte yandan, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma seçeneği, enerji fiyatlarında şok etkisi yaratabilir. Bu adım, başta Çin olmak üzere enerji ithalatçısı ülkeleri olumsuz etkileyecektir. Ancak ABD’nin kaya petrolü nedeniyle yüksek fiyatlardan gelir elde edebilme potansiyeli de unutulmamalıdır.
Piyasalarda Jeopolitik Baskı
Haftanın açılışında ABD vadeli endeksleri %0,2–0,4 aralığında düşüş, Asya piyasaları ise karışık seyir izlemektedir. Dolar Endeksi 99,0, ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,39 ve ons altın 3.361 USD civarında işlem görmektedir. Bu veriler, piyasanın kontrollü kriz modunda kalmayı sürdürdüğüne işaret etmektedir.
Türkiye Cephesi: TCMB ve Ekonomik Göstergeler
TCMB beklentilerin aksine şahin duruşunu sürdürmüş, faiz indirimi beklentilerini karşılıksız bırakmıştır. Politika faiz oranı %46 seviyesinde korunmuştur. Bu karar, hem enflasyondaki kalıcı düşüşün sağlanamaması hem de jeopolitik risklerin artması ile gerekçelendirilmiştir.
İçeride açıklanan Tüketici Güven Endeksi Haziran ayında 84,8 olarak gerçekleşmiş, iyileşme sinyalleri sınırlı kalmıştır. Kapasite kullanım oranı ve reel kesim güven endeksi de bu hafta izlenecek kritik göstergeler arasında yer almaktadır.
Döviz Kurları: USD/TRY
Kur, bu sabah itibarıyla 39,72 seviyelerinde işlem görmekte olup, jeopolitik riskler nedeniyle yukarı yönlü eğilimini korumaktadır. Teknik olarak, aşağıda 39,30 ve 39,00; yukarıda ise 40,00 ve 40,50 seviyeleri takip edilmektedir. Dolar talebinin artışı, hem güvenli liman arayışı hem de Orta Doğu’daki gelişmelerle ilişkilendirilmektedir.
Tahvil ve Bono Piyasası
Karar sonrası gösterge tahvil faizleri yatay kalmış, kısa vadeli tahvillerde ise hafif yükseliş gözlenmiştir. 2 yıllık ve 10 yıllık tahvil faizleri sırasıyla %43,29 ve %33,33 seviyesindedir. Jeopolitik gelişmeler, Türk varlıklarına olan talebi baskılamakta, güvenlik endişeleri ön plana çıkmaktadır.
Borsa İstanbul: BIST 100 Teknik Görünüm
Endeks, haftalık bazda %1,17’lik kayıpla 9.293 puanda kapanmıştır. Özellikle jeopolitik risklerin artması nedeniyle 9.770 seviyesinden başlatılan düzeltme hareketi sürmektedir. 9.000 seviyesi güçlü destek olarak öne çıkarken, bu seviyenin altına inilmesi halinde 8.570–8.300 bandına doğru geri çekilme riski oluşabilir. Yukarı yönde ise 9.300, 9.500 ve 9.770 seviyeleri direnç olarak izlenmektedir.
EUR/USD Paritesi
Parite, 1,151 seviyelerinde seyretmekte olup Trump’ın tarifeleri ve jeopolitik riskler belirleyici olmaya devam etmektedir. 1,144 ve 1,140 seviyeleri destek; 1,152 ve 1,158 seviyeleri ise direnç noktaları olarak takip edilmektedir. Doların güvenli liman olarak sorgulanması, parite üzerindeki oynaklığı artırmaktadır.
Altın: Güvenli Limana Kaçış
Hafta sonu saldırılar sonrasında altına olan talep artmış, ancak fiyatlar 3.361 USD seviyesinde dengelenmiştir. Olası bir Hürmüz kapatılması ya da İran-ABD çatışmasının yayılması halinde 3.500 USD üzeri seviyeler test edilebilir. Teknik olarak 3.400 ve 3.440 direnç; 3.350 ve 3.280 ise destek seviyeleridir.
Eurobond Piyasası
ABD tarafında FED’in faiz indirimi beklentilerini ötelemesi, tahvil faizlerini yukarı itmiştir. İçeride ise CDS risk primi 308’den 311’e yükselmiştir. Eurobondlarda sınırlı negatif görünüm sürerken, uzun vadeli faizler %8,43 seviyesine çıkmıştır.
Genel Değerlendirme
ABD-İran hattındaki sıcak gelişmeler, piyasalarda yön belirleyici ana unsur haline gelmiş durumdadır. İran’ın nasıl yanıt vereceği, sadece bölgesel değil küresel ekonomik istikrarı etkileyecektir. Hürmüz Boğazı’nın kapatılması gibi adımlar, petrol fiyatlarında sıçrama yaratırken, stagflasyon ve resesyon tehditlerini yeniden gündeme taşıyabilir.
Piyasalarda şimdilik kontrollü kriz algısı korunmakla birlikte, çatışmanın yayılması durumunda risk iştahı daha da zayıflayabilir. Türkiye’de TCMB’nin sıkı duruşunu sürdürmesi, kısa vadede enflasyonla mücadeleye devam edeceğini gösteriyor. Ancak jeopolitik gelişmelerin seyrine bağlı olarak PPK kararları yeniden şekillenebilir.
Bu hafta takip edilecek en önemli gelişmeler:
- İran’ın yanıtının şekli ve şiddeti
- Hürmüz Boğazı’na dair gelişmeler
- 24–25 Haziran NATO Zirvesi açıklamaları
- Cuma günü açıklanacak ABD PCE verisi
- Powell’ın Salı-Çarşamba Kongre sunumları
Yatırımcılar açısından bu süreçte volatilite yüksek, görünüm belirsiz. Savunma ve enerji ağırlıklı portföy dağılımları, kısa vadede koruyucu olabilir. Altın ve kısa vadeli likit enstrümanlar da ön planda tutulmalıdır.[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]