Karahan Uyardı: Dolardan Çıkın, Tasarrufu Artırın
Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, kamuoyuyla paylaştığı son açıklamada iki kritik mesaj verdi: Türk vatandaşlarının dövize olan bağımlılığı azalmalı ve bireysel tasarruf oranları yükselmelidir. Karahan, bu iki hedefin enflasyonla mücadelenin sürdürülebilirliği açısından vazgeçilmez olduğunu vurguladı.
Dolarizasyon meselesi Türkiye ekonomisinin kronik sorunlarından biri. Vatandaşlar ve şirketler, liranın değer kaybedeceği endişesiyle birikimlerini dövizde tutmaya devam ettiğinde, Merkez Bankası'nın faiz politikası istenilen etkiyi gösteremiyor. Döviz talebi yüksek kaldığında kur baskısı artıyor, bu da enflasyonu besliyor. Kısır döngünün kırılması için önce güvenin inşa edilmesi gerekiyor. Karahan'ın bu mesajı, güven inşasının henüz tamamlanmadığını dolaylı biçimde kabul etmesi anlamına da geliyor.
Tasarruf meselesine gelince: Türkiye'nin yurt içi tasarruf oranı, gelişmekte olan ülkeler arasında oldukça düşük seviyelerde seyrediyor. Bu açık, dış finansmanla kapatılmaya çalışılıyor ve bu da ülkeyi dış şoklara karşı kırılgan bırakıyor. Karahan'ın tasarrufu ön plana çıkarması, Merkez Bankası'nın yalnızca faiz koridorunu değil, toplumsal davranış kalıplarını da değiştirmeye çalıştığının sinyali.
Levent KAYIRA Yorumu: Ekonomik Gündem Analiz: Merkez Bankası başkanlarının bu tür mesajları genellikle iki durumda gelir: Ya rakamlar iyiye gitmiyor ya da gidişatı pekiştirmek için toplumsal beklentileri yönetmek gerekiyor. Karahan'ın açıklaması ikinci kategoriye daha yakın görünse de, altında ciddi bir kaygı yatıyor.
Şu an Türkiye'deki döviz mevduatı toplam mevduatın yaklaşık yüzde kırkını oluşturuyor. Bu oran, kriz dönemlerinde yüzde ellinin üzerine çıkmıştı. Kur Korumalı Mevduat gibi araçlarla bu oran biraz geriletildi ama hâlâ yüksek. Vatandaş elindeki dövizi bırakmıyor çünkü liranın uzun vadeli istikrarına henüz tam güvenmiyor.
Bankacılık cephesinden bakarsak, mevduatların TL'ye dönmesi hem bankaların kaynak maliyetini düşürür hem de kredi faizlerini aşağı çekme imkânı doğurur. Yani dolarizasyonun gerilemesi, teorik olarak hem esnafın kredi faizine hem de konut kredisi çekecek vatandaşın ödeme yüküne olumlu yansır.
Ancak burada ince bir çizgi var: Merkez Bankası sözle değil, istikrarlı kur ve gerçekçi faiz politikasıyla güven inşa edebilir. Karahan'ın mesajı doğru, ama uygulamanın sürekliliği olmadan bu çağrılar karşılıksız kalır.
Kaynak: Google News Ekonomi