Savaş Bitince Enflasyon Hedefleri de Değişiyor
Ukrayna-Rusya savaşının yarattığı enerji şoku ve küresel tedarik zinciri krizinin ardından pek çok merkez bankası, pandemi döneminde belirlediği enflasyon hedeflerini rafa kaldırıyor. Sabah'ın haberine göre savaş sonrası toparlanma sürecinde hükümetler ve merkez bankaları, enflasyonla mücadele stratejilerini köklü biçimde yeniden yazıyor.
Bu değişiklik rastgele gelmiyor. Savaş döneminde enerji fiyatlarının çılgınca yükselmesi, merkez bankalarını faizi hızla artırmaya zorladı. Şimdi enerji fiyatları görece istikrar kazanınca aynı bankalar 'hedefimize ulaştık mı, ulaşamaz mıyız?' sorusunu kendilerine sormaya başladı. Bazı ülkeler enflasyon hedefini yüzde 2'den yüzde 3'e çıkarmayı tartışıyor. Bu küçük bir sayı değişikliği gibi görünse de merkez bankacılığında devrim niteliğinde bir zihniyet dönüşümünü temsil ediyor.
Türkiye açısından ise tablo daha girift. TCMB'nin yüzde 5 enflasyon hedefi, küresel tartışmaların çok ötesinde bir mesafede duruyor. Dünya merkez bankaları hedeflerini biraz yukarı çekerken Türkiye onlarca puan aşağı indirmeye çalışıyor. Bu makas hem dış yatırımcının gözünde hem de Türk tasarruf sahibinin cebinde somut karşılıklar doğuruyor.
Levent KAYIRA Yorumu: Ekonomik Gündem Analiz: Bankacılık kariyerimde en çok öğrendiğim şeylerden biri şu: Merkez bankaları hedef değiştirdiğinde piyasalar önce panikler, sonra fırsatçılar devreye girer. Şu anda Avrupa'da ve ABD'de yaşanan tam da bu. Fed ve ECB'nin 'belki yüzde 2 hedefi gerçekçi değil' diye mırıldanmaya başlaması, tahvil piyasalarında ciddi bir yeniden fiyatlamayı beraberinde getiriyor.
Türkiye yatırımcısı için bu haberin iki somut anlamı var. Birincisi: Küresel faizler daha uzun süre yüksek kalabilir. Fed'in hedefi yüzde 3'e taşıması demek, faiz indirimi beklentilerinin ertelenmesi demek. Bu durum dolar/TL üzerinde baskıyı sürdürür, Türkiye'nin dış finansman maliyetini yukarıda tutar.
İkincisi ve daha kritik olanı: BIST'te dolar bazlı getiri hesabı yapan yabancı yatırımcı, küresel 'yüksek faiz uzun sürer' senaryosunda Türkiye'ye neden gelsin sorusunu soracak. 2023'te BIST'e giren sıcak para akışının 2024 rakamlarıyla kıyaslandığında zaten yavaşladığını görüyoruz. Bu haber o yavaşlamayı derinleştirebilir. Altın ve döviz tutan Türk tasarruf sahibi şimdilik doğru pozisyonda.
Kaynak: Google News Ekonomi