Wall Street Geri Çekildi, Türk Yatırımcı Ne Yapmalı?
Amerika'da faizlerin uzun süre yüksek kalacağına dair beklentiler güçlendi ve bu, Wall Street'te başlayan iyimserliği yerle bir etti. Fed'in faiz indirim takvimini ertelediğine dair sinyaller hem hisse senetlerini hem de tahvil piyasalarını sarstı. Küresel para akışları yeniden 'güvenli liman' arayışına girdi.
Yüksek faiz ortamı sürdükçe dolar güçlü kalmaya devam ediyor. Gelişmekte olan piyasalar — Türkiye dahil — bu ortamda döviz baskısıyla yüzleşmek zorunda kalıyor. Dışarıdan gelen sermaye daha temkinli davranıyor, içerideki yatırımcı ise ne yapacağını bilemiyor.
Türkiye bu denklemde tampon görevi görecek bir politika alanına sahip değil. Cari açık, döviz kuruna olan hassasiyet ve yüksek enflasyon üçgeni zaten kırılganlık yaratıyor. Küresel rüzgar tersine döndüğünde bu kırılganlık çok daha hissedilir hale geliyor.
Levent KAYIRA Yorumu: Ekonomik Gündem Analiz: Fed'in faiz indirim beklentilerini ertelemesi tesadüf değil — ABD ekonomisi hâlâ güçlü, işsizlik düşük, enflasyon inatçı. Bu tablo devam ettiği sürece Fed elini masadan çekmez. Wall Street bunu geç fark etti; ama şimdi fiyatlamayı güncelleme telaşına düştü.
Türkiye için asıl tehlike doğrudan değil, dolaylı. Dolar güçlenince emtia fiyatları (petrol, buğday, metal) dolar cinsinden yükselir — bunları dövizle ithal eden Türkiye hem kur hem fiyat baskısıyla aynı anda boğuşur. İhracatçı kazanır, ithalatçı ve tüketici kaybeder.
Global faiz ortamı yüksek kaldığı sürece Türkiye'nin 'ucuz para' döneminden beslenmesi mümkün değil. Küresel piyasalar soğuyunca Türkiye'ye akan sıcak para da donuyor — ve bu sefer kapıya kadar bile gelmiyor.
Kaynak: Google News Ekonomi